Dilzen
00 XP
Gramer Kitabı · Temel Gramer · Ünite 50 · A2

First conditional: if + present, will

Birinci tip koşul: if + present, will

Animasyonlu anlatım

Çizgi film öğretmen First conditional: if + present, will bu dersin kendi örnek cümleleriyle sahne sahne anlatır: tahtada formül, renk kodlu cümle parçaları, yanlış → doğru karşılaştırmaları. Anlatım İngilizcedir (İngiliz aksanı). İlk açılışta senaryo hazırlanır (~1 dk), sonra anında açılır.

Sol sayfa · Anlatım

Birinci tip koşul cümlesi, gelecekte olabilecek bir şeyi ve onun sonucunu anlatır: If it rains, I'll stay at home. Bu yapı Türkçedeki -sa/-se + -acak/-ecek kalıbına benzer: Yağmur yağarsa evde kalacağım. Ama dikkat: İngilizcede if kısmında will kullanılmaz. Orada present simple kullanılır.

A if + present, will: olabilecek şeyler

Durum: Ayşe yarın Bodrum'da plaja gitmek istiyor. Ama gökyüzü gri. Ayşe şöyle diyor: If it rains, I*'ll stay at the hotel.* (Yağmur yağarsa otelde kalacağım.)

Yağmur yağacak mı? Bilmiyoruz. Belki yağar. Yağarsa, sonuç belli: Ayşe otelde kalacak.

Kural: Cümlenin iki kısmı var:

  • if kısmı → koşul (olursa ne olur?) → present simple
  • ana kısım → sonuç → will + fiil ('ll = will)
if kısmı (koşul)ana kısım (sonuç)
If it rains,I'll stay at the hotel.
If you hurry,you'll catch the ferry.
If Mert calls,I'll tell him.

Türkçede koşulu -sa/-se eki gösterir (yağarsa). İngilizcede bu işi if kelimesi yapar ve fiil present simple kalır.

  • If the traffic is bad, I'll be late.Trafik kötü olursa geç kalacağım.İstanbul'da çok olası bir durum!
  • If you come to Istanbul, we'll have tea together.İstanbul'a gelirsen birlikte çay içeriz.
  • If Can studies, he'll pass the exam.Can çalışırsa sınavı geçecek.he/she/it ile -s eki unutulmaz: studies.
  • If it's sunny on Saturday, we'll go to the beach.Cumartesi güneşli olursa plaja gideceğiz.
  • If you eat all that baklava, you'll feel ill.O baklavanın hepsini yersen kendini kötü hissedersin.

B if kısmında will YOK

Durum: Elif bir iş görüşmesine gitti. Sonucu bilmiyor. Diyor ki: If I get the job, I'll move to Ankara. (İşi alırsam Ankara'ya taşınacağım.)

İşi almak gelecekte olacak bir şey. Ama Elif If I will get demiyor. If I get diyor.

Kural: Konu gelecek olsa bile if kısmında present simple kullanırız. will sadece sonuç kısmında olur.

✗ Yanlış✓ Doğru
If it will rain, …If it rains, …
If she will come, …If she comes, …
If I will have time, …If I have time, …

Türkçede de aslında böyle: Yağmur yağacaksa demiyoruz, yağarsa diyoruz. İngilizcede de if kısmı 'gelecek' biçimi almaz.

he / she / it ile fiile -s eklemeyi unutmayın: If she comes, If it works, If Can misses …

  • If I get the job, I'll move to Ankara.İşi alırsam Ankara'ya taşınacağım.If I will get değil!
  • If she comes early, we'll start the meeting.Erken gelirse toplantıya başlarız.
  • If the match finishes late, I'll take a taxi.Maç geç biterse taksiye bineceğim.
  • If he misses the bus, he'll walk.Otobüsü kaçırırsa yürüyecek.
  • If my laptop doesn't work, I'll use yours.Dizüstü bilgisayarım çalışmazsa seninkini kullanacağım.

C Olumsuz ve soru: don't / won't, What will you do if…?

Durum: Mert evde, saat çok geç. Diyor ki: If I don't leave now, I'll miss the ferry. And if I miss it, I won't see the match. (Şimdi çıkmazsam vapuru kaçıracağım. Kaçırırsam da maçı göremeyeceğim.)

Kural:

  • if kısmı olumsuz → don't / doesn't + fiil
  • sonuç kısmı olumsuz → won't + fiil (won't = will not)
  • soru → will öne gelir: What will you do if …?
if kısmıana kısım
Olumluif you leave nowyou'll catch it
Olumsuzif you don't leave nowyou won't catch it
SoruWhat will you doif it rains?

Dikkat: if kısmında won't da kullanılmaz! If you won't hurry ✗ → If you don't hurry ✓

  • If you don't hurry, you'll miss the bus.Acele etmezsen otobüsü kaçırırsın.
  • If it rains, we won't go to the park.Yağmur yağarsa parka gitmeyeceğiz.
  • If I'm tired tonight, I won't cook.Bu akşam yorgun olursam yemek yapmayacağım.
  • If Zeynep doesn't call, I'll call her.Zeynep aramazsa ben onu ararım.
  • What will you do if you lose your phone?Telefonunu kaybedersen ne yapacaksın?
  • Will you help me if I have a problem?Bir sorunum olursa bana yardım eder misin?

D if başta mı, sonda mı? (virgül)

Durum: Tom'a bir haber vermek istiyorsun. İki şekilde söyleyebilirsin:

  • If I see Tom, I'll tell him.
  • I'll tell Tom if I see him. Anlam aynı: Tom'u görürsem ona söyleyeceğim.

Kural:

  • if başta → iki kısım arasına virgül (,) koyarız.
  • if ortada → virgül yok.
if baştaif ortada
If you're hungry, I'll make eggs.I'll make eggs if you're hungry.
If it's nice, we'll eat outside.We'll eat outside if it's nice.

Türkçede koşul neredeyse hep başta gelir: Acıkırsan yumurta yaparım. İngilizcede iki sıra da çok doğal. Ama hangi sırada olursa olsun will yine sonuç kısmında, present yine if kısmında kalır.

  • If you're hungry, I'll make some eggs.Acıktıysan biraz yumurta yaparım.if başta → virgül var.
  • I'll make some eggs if you're hungry.Acıktıysan biraz yumurta yaparım.if ortada → virgül yok.
  • We'll eat outside if the weather is nice.Hava güzel olursa dışarıda yeriz.
  • I'll lend you my laptop if yours doesn't work.Seninki çalışmazsa sana dizüstü bilgisayarımı ödünç veririm.
  • Sarah will be angry if you forget her birthday.Doğum gününü unutursan Sarah kızacak.

'if' ile 'will' küsdür, yan yana durmazlar! Formül: If + present, will + fiil. Türkçede -sa/-se ekini (gelirse, yağarsa, alırsam) gördüğün yerde İngilizcede present simple düşün: gelirse → if he comes.

Sık yapılan hatalar

If it will rain tomorrow, I'll stay at home.If it rains tomorrow, I'll stay at home.if kısmında will kullanılmaz. Gelecekten söz etsek bile if kısmında present simple (rains) kullanırız.
If I have time, I call you.If I have time, I'll call you.Sonuç kısmı gelecekte olacak; burada will (I'll) gerekir. Sadece 'I call' demek eksik kalır.
If she come, we'll start the lesson.If she comes, we'll start the lesson.if kısmı present simple: he/she/it ile fiile -s eklenir (comes).
If you won't hurry, you'll miss the bus.If you don't hurry, you'll miss the bus.if kısmında olumsuz için won't değil, don't / doesn't kullanılır.
I'll call you, if I'm late.I'll call you if I'm late.if cümlenin ortasındaysa virgül koymayız. Virgül sadece if baştayken gerekir.
Sağ sayfa · Alıştırmalar
0/5 kontrol edildi
1. Boşluk doldur
Parantezdeki fiili doğru biçimde yazın: present simple ya da will + fiil.
Örnek: If it ___ (rain), I'll take an umbrella. → rains
  1. 1.
    If you ___ (hurry), you'll catch the train.
  2. 2.
    If it's sunny tomorrow, we ___ (go) to the beach.
  3. 3.
    If Ayşe ___ (finish) work early, she'll call you.
  4. 4.
    If I see Can, I ___ (tell) him the news.
  5. 5.
    If the traffic ___ (be) bad, we'll be late.
  6. 6.
    If you eat all that cake, you ___ (feel) ill.
  7. 7.
    If my brother ___ (get) the job, he'll move to Izmir.
  8. 8.
    If you study every day, your English ___ (get) better.
2. Doğru olanı seç
Doğru seçeneği seçin.
  1. 1.
    If it ___ tomorrow, we'll stay at home.
  2. 2.
    If you don't leave now, you ___ the ferry.
  3. 3.
    If she ___ the bus, she'll take a taxi.
  4. 4.
    I ___ dinner tonight if I'm tired.
  5. 5.
    If you ___ hurry, you'll be late for the meeting.
  6. 6.
    What ___ you do if you lose your keys?
  7. 7.
    If Elif ___ come to the party, I'll be sad.
  8. 8.
    We'll watch the match at Mert's flat if his TV ___.
3. Yeniden yaz
İki cümleyi if ile birleştirin. Cümleye If ile başlayın.
Örnek: Maybe it will be sunny. / We'll go to the park. → If it's sunny, we'll go to the park.
  1. 1.
    Maybe I'll have time tonight. / I'll call you.
  2. 2.
    Maybe the bus will be late. / I'll walk.
  3. 3.
    Maybe Zeynep will come. / We'll have tea together.
  4. 4.
    Maybe you won't hurry. / You'll miss the plane.
  5. 5.
    Maybe it will rain on Sunday. / We won't have a picnic.
  6. 6.
    Maybe Tom will win the match. / He'll be very happy.
  7. 7.
    Maybe the shop won't be open. / I'll buy bread tomorrow.
4. Hatayı düzelt
Her cümlede bir hata var. Cümleyi düzeltip yeniden yazın.
  1. 1.
    If it will snow, the schools will close.
  2. 2.
    If I have money, I buy a new phone.
  3. 3.
    If Mert come late, we'll start without him.
  4. 4.
    If you won't eat, you'll be hungry.
  5. 5.
    If you leave now, you catch the eight o'clock ferry.
  6. 6.
    We'll be late, if the traffic is heavy.
  7. 7.
    What you will do if you fail the exam?
  8. 8.
    If he will see the message, he'll answer.
5. Boşluk doldur
Cümleleri tamamlayın. Olumsuz (don't / doesn't / won't) ya da soru biçimi gerekebilir.
Örnek: If it rains, I ___ (not / go) out. → won't go
  1. 1.
    If you ___ (not / wear) a coat, you'll be cold.
  2. 2.
    If it rains, we ___ (not / play) football.
  3. 3.
    What ___ (you / do) if the bank is closed?
  4. 4.
    If Can ___ (not / study), he won't pass the exam.
  5. 5.
    ___ (you / help) me if I have a problem with my computer?
  6. 6.
    If my parents visit us, they ___ (not / stay) in a hotel.
  7. 7.
    Where ___ (you / live) if you get the job in London?
  8. 8.
    If the internet ___ (not / work), I'll go to the office.