Imperatives; Let's
Emir cümleleri; Let's
Animasyonlu anlatım
Çizgi film öğretmen Imperatives; Let's bu dersin kendi örnek cümleleriyle sahne sahne anlatır: tahtada formül, renk kodlu cümle parçaları, yanlış → doğru karşılaştırmaları. Anlatım İngilizcedir (İngiliz aksanı). İlk açılışta senaryo hazırlanır (~1 dk), sonra anında açılır.
Emir cümleleriyle (imperative) birine bir şeyi yapmasını ya da yapmamasını söyleriz: Sit down. (Otur.), Don't worry. (Merak etme.) İngilizcede bu çok kolaydır: fiilin yalın hâlini kullanırız ve özne (you) yoktur. Türkçedeki Gel!, Bak! gibi. Let's ise Türkçedeki 'Hadi …-elim / -alım' demektir: Let's go! (Hadi gidelim!)
A Emir: Cümleye fiille başla
Durum: Ayşe is a teacher. The class is very noisy. She says: Be quiet! Open your books. (Ayşe öğretmen. Sınıf çok gürültülü. Şöyle diyor: Sessiz olun! Kitaplarınızı açın!)
Gördün mü? Cümle doğrudan fiille başlıyor. Başta you yok, fiilin sonunda ek yok.
Kural: Emir = fiilin yalın hâli (sözlükteki hâli).
| İngilizce | Türkçe |
|---|---|
| Come here. | Buraya gel. |
| Sit down. | Otur. |
| Look! | Bak! |
| Be careful! | Dikkatli ol! |
→ Türkçede de emir fiilin köküdür: gel, otur, bak. İngilizce aynı mantık! → Tek kişi ya da çok kişi fark etmez: Come! = Gel! / Gelin! → am / is / are için emir hâli be'dir: Be quiet. Be happy.
Emir cümlelerini nerede kullanırız? • talimat ve uyarı: Be careful! • yol tarifi: Turn left. • yemek tarifi: Add the sugar. • iyi dilekler: Have a nice day!
- Turn left at the bank.Bankanın oradan sola dön.yol tarifi
- Add some salt and stir.Biraz tuz ekle ve karıştır.yemek tarifi
- Call me tonight.Bu akşam beni ara.
- Be careful – the floor is wet.Dikkatli ol, yer ıslak.be = ol
- Have a nice holiday in Bodrum!Bodrum'da iyi tatiller!iyi dilek
B Olumsuz emir: Don't + fiil
Durum: Mert's little son is near the cooker. Mert says: Don't touch it! It's hot! (Mert'in küçük oğlu ocağın yanında. Mert: Dokunma ona! Sıcak!)
Kural: Olumsuz emir = Don't (= do not) + fiilin yalın hâli.
| Olumlu | Olumsuz |
|---|---|
| Run! (Koş!) | Don't run! (Koşma!) |
| Wait. (Bekle.) | Don't wait. (Bekleme.) |
| Be late. (Geç kal.) | Don't be late. (Geç kalma.) |
→ Türkçede olumsuzluk fiilin sonuna gelir (koş-ma). İngilizcede ise başa gelir: Don't run. → be ile de don't kullanırız: Don't be sad. (Not be ✗, Be not ✗) → Do not daha resmîdir, tabelalarda görürsün: Do not enter. (Girmeyiniz.)
- Don't worry. Everything is OK.Merak etme. Her şey yolunda.
- Don't be late. The film starts at eight.Geç kalma. Film sekizde başlıyor.
- Don't forget your keys!Anahtarlarını unutma!
- Don't drink that milk. It's old.O sütü içme. Bayat.
- Do not park here.Buraya park etmeyiniz.resmî, tabela dili
C Kibar olmak: please
Durum: Elif is at a café. She says: Two teas, please. At the hotel, the receptionist says: Please sign here. (Elif kafede: İki çay lütfen. Otelde resepsiyonist: Lütfen buraya imza atın.)
Emir cümlesi bazen sert duyulabilir. please cümleyi yumuşatır ve kibar yapar.
Kural: please cümlenin başına ya da sonuna gelir.
| Başta | Sonda |
|---|---|
| Please sit down. | Sit down, please. |
| Please don't smoke. | Don't smoke, please. |
→ Türkçede kibar olmak için -ir misiniz ya da -ın / -ınız deriz (Oturun / Oturunuz). İngilizcede fiil değişmez, sadece please eklenir. → Dikkat: please'den sonra fiil yine yalın: Please sit (sits ✗).
- Please close the door.Lütfen kapıyı kapatın.
- Wait a minute, please.Bir dakika bekleyin, lütfen.
- Please don't call me after ten.Lütfen saat ondan sonra beni arama.
- Help yourself, please.Lütfen buyurun, kendiniz alın.misafire ikram ederken
- Enjoy your meal!Afiyet olsun!kalıp ifade
D Let's = Hadi …-elim / -alım
Durum: It's Saturday. It's sunny. Zeynep says to Can: Let's go to the beach! Can says: Good idea! (Cumartesi. Hava güneşli. Zeynep Can'a: Hadi plaja gidelim! Can: İyi fikir!)
Zeynep bir öneri yapıyor. Kendisi de işin içinde: biz gidelim.
Kural: Let's (= let us) + fiilin yalın hâli. Arada to yok, fiilde -ing yok. Olumsuz: Let's not + fiil.
| Emir (sen/siz) | Let's (biz) |
|---|---|
| Go home. → Eve git. | Let's go home. → Hadi eve gidelim. |
| Don't wait. → Bekleme. | Let's not wait. → Beklemeyelim. |
→ Türkçedeki -elim / -alım eki = İngilizcede başa Let's: gid-elim → Let's go.
Cevap verirken: • Evet: Yes, let's! / OK. / Good idea! • Hayır: No, let's not. / No, let's … (başka öneri)
- I'm hungry. Let's order a pizza.Acıktım. Hadi pizza söyleyelim.
- Let's watch the match tonight.Hadi bu akşam maçı izleyelim.
- The traffic is terrible. Let's take the metro.Trafik berbat. Hadi metroya binelim.
- It's raining. Let's not go out.Yağmur yağıyor. Dışarı çıkmayalım.olumsuz: Let's not
- ALet's have some tea.BYes, let's!kısa cevapAHadi çay içelim.BEvet, içelim!
Türkçe gibi düşün: Emir = fiilin kökü (Gel → Come). Olumsuz = başa Don't (Gelme → Don't come). 'Hadi …-elim' = Let's + fiil (Gidelim → Let's go). Üç kural, üç yasak: özne yok, to yok, -ing yok!
Sık yapılan hatalar
- 1.It's cold outside. ___ (take) your coat.
- 2.The baby is asleep. ___ (make) a noise, please.
- 3.___ (be) late tomorrow. The meeting is at nine.
- 4.The tea is very hot. ___ (be) careful!
- 5.___ (turn) right at the traffic lights. The hotel is on your left.
- 6.This milk is old. ___ (drink) it!
- 7.You look tired. ___ (go) to bed early tonight.
- 8.___ (worry). The exam is easy.
- 1.It's a beautiful day. ___ go for a walk.
- 2.___ open the window. It's very cold in here.
- 3.I'm hungry. Let's ___ a pizza.
- 4.___ quiet, please. The baby is sleeping.
- 5.The traffic is terrible today. Let's ___ the car. Let's take the metro.
- 6.ALet's watch the match tonight.BYes, ___!
- 7.Please ___ your shoes here.
- 8.___ me tomorrow, OK? I'm busy today.
- 1.Open the window.
- 2.Be angry.
- 3.Eat in the classroom.
- 4.Let's go out tonight.
- 5.Call Sarah now.
- 6.Let's take a taxi.
- 7.Park your car here.
- 8.Be nervous before the interview.
- 1.Hadi çay içelim.İpucu: have / drink
- 2.Hadi maçı izleyelim.İpucu: watch
- 3.Hadi bu yaz Bodrum'a gidelim.İpucu: go
- 4.Hadi taksiye binelim.İpucu: take
- 5.Bugün evde kalalım.İpucu: stay
- 6.Otobüsü beklemeyelim.İpucu: wait for
- 7.Bu akşam dışarıda yemek yiyelim.İpucu: eat out
- 1.You don't touch my phone!
- 2.Not be late for dinner.
- 3.Let's to play football after work.
- 4.Please sits down.
- 5.Don't to forget your keys.
- 6.Let's don't go out. It's raining.
- 7.Be not afraid. The dog is friendly.
- 8.Let's going to the cinema tonight.
- 9.Turning left at the mosque.