Dilzen
00 XP
Gramer Kitabı · Temel Gramer · Ünite 44 · A1

in / on / at (time)

in / on / at (zaman)

Animasyonlu anlatım

Çizgi film öğretmen in / on / at (time) bu dersin kendi örnek cümleleriyle sahne sahne anlatır: tahtada formül, renk kodlu cümle parçaları, yanlış → doğru karşılaştırmaları. Anlatım İngilizcedir (İngiliz aksanı). İlk açılışta senaryo hazırlanır (~1 dk), sonra anında açılır.

Sol sayfa · Anlatım

Türkçede zaman için tek bir ek kullanırız: -de / -da (saat 8'de, pazarteside, Mayıs'ta). İngilizcede ise üç ayrı kelime var: at, on ve in. Hangisini seçeceğimiz zamanın türüne bağlıdır: saat mi, gün mü, ay mı? Ayrıca bazı zaman ifadelerinde (next week, last year, every day) hiç edat kullanmayız.

A at + saat (ve birkaç sabit ifade)

Durum: Ayşe's train leaves at 7.15. She has lunch at 12.30. (Ayşe'nin treni 7.15'te kalkıyor. Öğle yemeğini 12.30'da yiyor.)

Gördün mü? Saatin önünde hep at var. Saat, zamanda küçük bir nokta gibidir → at.

at + …Örnek
saatat 8 o'clock, at half past six, at 9.45
öğle / gece yarısıat noon, at midnight
geceat night
hafta sonu (İngiliz İngilizcesi)at the weekend
bayram gibi tatil dönemleriat Christmas, at New Year
şu andaat the moment

→ Dikkat: at night ama in the morning / in the evening (bkz. C).

  • The film starts at 8 o'clock.Film saat 8'de başlıyor.
  • I usually have lunch at half past twelve.Genelde öğle yemeğini on iki buçukta yerim.
  • Mert is a taxi driver. He often works at night.Mert taksi şoförü. Sık sık geceleri çalışır.at night – 'in night' değil.
  • What do you usually do at the weekend?Hafta sonu genelde ne yaparsın?Amerikan İngilizcesinde: on the weekend.
  • Tom goes home to London at Christmas.Tom Noel'de Londra'ya, evine gider.
  • Sorry, I'm busy at the moment.Üzgünüm, şu anda meşgulüm.

B on + gün ve tarih

Durum: Can plays football on Sundays. His birthday is on 3 May. (Can pazar günleri futbol oynar. Doğum günü 3 Mayıs'ta.)

Günlerin ve tarihlerin önünde on kullanırız. Takvimdeki bir kutuyu düşün: o kutunun üstünde → on.

on + …Örnek
günon Monday, on Friday
her … günüon Mondays (= her pazartesi)
tarihon 29 October, on 1 June
özel günon my birthday, on New Year's Day
gün + sabah/akşamon Friday morning, on Sunday evening

→ Tarihi yazarken on 3 May, söylerken "on the third of May" deriz.

  • See you on Monday!Pazartesi görüşürüz!
  • The shop is closed on Sundays.Dükkân pazar günleri kapalı.Sundays (çoğul) = her pazar
  • Republic Day is on 29 October.Cumhuriyet Bayramı 29 Ekim'de.Söylenişi: on the twenty-ninth of October
  • We have a meeting on Friday morning.Cuma sabahı bir toplantımız var.Friday morning → on (in değil!)
  • What did you do on your birthday?Doğum gününde ne yaptın?

C in + ay, yıl, mevsim, günün bölümleri

Durum: Elif goes to Bodrum in August. She was born in 1995. (Elif Ağustos'ta Bodrum'a gider. 1995'te doğdu.)

Ay, yıl, mevsim gibi uzun zamanlar bir kutu gibidir; biz o kutunun içindeyiz → in.

in + …Örnek
ayin May, in December
yılin 2024, in 1998
mevsimin summer / in the summer
günün bölümleriin the morning, in the afternoon, in the evening
on yıllarin the 1990s

Karşılaştır:

  • in the morning (genel olarak sabah)
  • on Monday morning (belli bir günün sabahı)
  • at night (gece)
  • It's very hot in Istanbul in July.İstanbul'da Temmuz'da hava çok sıcak.
  • I was born in 1998.1998'de doğdum.
  • We go skiing in winter.Kışın kayağa gideriz.in winter = in the winter, ikisi de doğru.
  • I always drink tea in the morning.Sabahları hep çay içerim.
  • Zeynep studies in the evening, not at night.Zeynep akşamları çalışır, geceleri değil.

D in + süre (= … sonra)

Durum: Mert is at the bus stop. The app says: "Your bus comes in five minutes." (Mert otobüs durağında. Uygulama şöyle diyor: "Otobüsünüz 5 dakika sonra geliyor.")

in + süre = şimdiden itibaren o kadar zaman sonra.

in + süreAnlamı
in five minutes5 dakika sonra
in an hourbir saat sonra
in two weeksiki hafta sonra

→ Türkçedeki "…sonra" kelimesi İngilizcede başa gelir: in ten minutes (on dakika sonra).

  • The train leaves in ten minutes. Hurry up!Tren on dakika sonra kalkıyor. Acele et!
  • Dinner is ready in five minutes.Akşam yemeği beş dakika sonra hazır.
  • I'm leaving in an hour.Bir saat sonra çıkıyorum.
  • Can's exam is in two weeks.Can'ın sınavı iki hafta sonra.

E Edat yok: next / last / this / every / tomorrow…

Durum: Sarah: "I'm going to Ankara next week." (in next week ✗) (Sarah: "Gelecek hafta Ankara'ya gidiyorum.")

Şu kelimelerin önünde at / on / in kullanmayız:

EdatsızÖrnek
next …next Friday, next summer
last …last night, last year
this …this evening, this weekend
every …every day, every morning
today / tomorrow / yesterday / tonightSee you tomorrow!

Karşılaştır:

  • I play tennis on Monday. / I play tennis every Monday.
  • We went to Bodrum in summer. / We went to Bodrum last summer.
  • I saw Ayşe last Friday.Ayşe'yi geçen cuma gördüm.on last Friday ✗
  • We're going to Bodrum next summer.Gelecek yaz Bodrum'a gidiyoruz.
  • Can goes to the gym every morning.Can her sabah spor salonuna gider.
  • What are you doing this evening?Bu akşam ne yapıyorsun?in this evening ✗
  • See you tomorrow!Yarın görüşürüz!

Büyükten küçüğe bir piramit düşün: IN en büyük kutu (ay, yıl, mevsim) → ON orta boy kutu (gün, tarih) → AT küçücük bir nokta (saat). Başında next, last, this, every varsa → hiçbir edat yok!

Sık yapılan hatalar

The lesson starts in 9 o'clock.The lesson starts at 9 o'clock.Saatlerle her zaman at kullanılır. Türkçedeki '-de' her şeyi karşıladığı için karıştırmak kolay.
I go to the office in Monday.I go to the office on Monday.Günlerle on kullanılır: on Monday, on Friday.
I was born at 1995.I was born in 1995.Yıllar uzun zamandır → in: in 1995, in 2024.
See you in next week.See you next week.next, last, this, every ile edat kullanılmaz.
We often meet in the weekend.We often meet at the weekend.İngiliz İngilizcesinde 'hafta sonu' at the weekend'dir.
Sağ sayfa · Alıştırmalar
0/5 kontrol edildi
1. Boşluk doldur
Boşluğa at, on ya da in yaz.
Örnek: ___ Tuesday → on Tuesday
  1. 1.
    ___ 6 o'clock
  2. 2.
    ___ March
  3. 3.
    ___ Saturday
  4. 4.
    ___ 2010
  5. 5.
    ___ the evening
  6. 6.
    ___ 23 April
  7. 7.
    ___ midnight
  8. 8.
    ___ summer
  9. 9.
    ___ the weekend
  10. 10.
    ___ my birthday
2. Doğru olanı seç
Doğru edatı seç.
  1. 1.
    Our English class starts ___ 7.30.
  2. 2.
    Tom's sister was born ___ June.
  3. 3.
    I don't work ___ Sundays.
  4. 4.
    Ayşe drinks two glasses of tea ___ the morning.
  5. 5.
    The roads in Istanbul are quieter ___ night.
  6. 6.
    We have a big family dinner ___ New Year's Eve.
  7. 7.
    Mert can't talk. He's driving ___ the moment.
  8. 8.
    Hurry up! The bus comes ___ ten minutes.
3. Doğru olanı seç
at, on, in ya da — (edat yok) seç.
Örnek: I'm seeing Can ___ tomorrow. → — (I'm seeing Can tomorrow.)
  1. 1.
    I'm meeting Elif ___ next Monday.
  2. 2.
    Zeynep went to Bodrum ___ last summer.
  3. 3.
    My mother calls me ___ every evening.
  4. 4.
    The match is ___ Saturday evening.
  5. 5.
    What are you doing ___ this weekend?
  6. 6.
    The shops open ___ 10 o'clock.
  7. 7.
    I'm starting my new job ___ two weeks.
  8. 8.
    We moved to Izmir ___ 2019.
4. Yeniden yaz
Parantezdeki zaman ifadesini cümlenin sonuna ekle. Gerekirse at / on / in kullan.
Örnek: I play football. (Sundays) → I play football on Sundays.
  1. 1.
    The meeting starts. (half past nine)
  2. 2.
    We go on holiday. (August)
  3. 3.
    My brother was born. (1999)
  4. 4.
    I clean the house. (Saturday mornings)
  5. 5.
    Sarah goes to the gym. (every day)
  6. 6.
    The film finishes. (midnight)
  7. 7.
    I'm visiting my parents. (next weekend)
  8. 8.
    Dinner is ready. (twenty minutes)
5. Hatayı düzelt
Her cümlede bir hata var. Cümleyi düzeltip yeniden yaz.
  1. 1.
    I usually get up in 7 o'clock.
  2. 2.
    Can's wedding is in 15 September.
  3. 3.
    It often snows in Erzurum on winter.
  4. 4.
    We watched a film on last night.
  5. 5.
    Mert works in night.
  6. 6.
    Tom's flight is at Friday.
  7. 7.
    My grandfather was born on 1950.
  8. 8.
    I always feel tired at the afternoon.