Dilzen
00 XP
Gramer Kitabı · Temel Gramer · Ünite 28 · A2

may / might

may / might (olasılık)

Animasyonlu anlatım

Çizgi film öğretmen may / might bu dersin kendi örnek cümleleriyle sahne sahne anlatır: tahtada formül, renk kodlu cümle parçaları, yanlış → doğru karşılaştırmaları. Anlatım İngilizcedir (İngiliz aksanı). İlk açılışta senaryo hazırlanır (~1 dk), sonra anında açılır.

Sol sayfa · Anlatım

may ve might, emin olmadığımız şeyler için kullanılır. Anlamı 'belki'dir: bir şey olabilir, ama belki de olmaz. Türkçede genellikle '-ebilir' ya da 'belki … -ecek' ile karşılanır: It might rain. = Yağmur yağabilir. / Belki yağmur yağacak. Bu seviyede may ile might arasında anlam farkı yok denecek kadar azdır. Günlük konuşmada might daha sık duyulur.

A Belki olur, belki olmaz

Zeynep pencereden bakıyor. Gökyüzü çok bulutlu. It might rain later. (Sonra yağmur yağabilir.)

Yağmur yağacak mı? Belki evet, belki hayır. Zeynep emin değil.

→ Gelecekte olabilecek ama emin olmadığımız şeyler için might / may + fiil kullanırız.

EminimEmin değilim
It will rain. (Yağacak.)It might rain. (Yağabilir.)
I'm going to buy a car. (Alacağım.)I might buy a car. (Belki alırım.)
  • may ve might burada aynı anlamdadır.
  • Konuşmada might biraz daha yaygındır. may biraz daha resmî duyulur.
  • I might go to Bodrum in August.Ağustosta Bodrum'a gidebilirim.Plan kesin değil.
  • Take a jumper. It may be cold tonight.Bir kazak al. Bu gece hava soğuk olabilir.
  • Mert might buy a new car next year.Mert seneye yeni bir araba alabilir.
  • The traffic on the bridge is terrible. We might be late.Köprüde trafik berbat. Geç kalabiliriz.
  • Ask Ayşe. She may know the answer.Ayşe'ye sor. Cevabı biliyor olabilir.

B Yapı: might + fiilin yalın hali

Can'in yarın sınavı var ama çok hasta. He might not go to university tomorrow. (Yarın üniversiteye gitmeyebilir.)

→ might / may'den sonra fiil hep yalın gelir: to yok, -s yok, -ing yok. Tüm kişiler için aynıdır.

OlumluOlumsuz
I / you / we / they might goI / you / we / they might not go
he / she / it might gohe / she / it might not go
(= may go)(= may not go)
  • She might come. ✔
  • She mights come. ✘ — She might to come. ✘
  • Olumsuzda don't / doesn't kullanılmaz: might not / may not. (Kısa hali mightn't vardır ama az kullanılır. mayn't kullanılmaz.)

Türkçede olumsuzluk fiile ek olarak gelir (gelmeyebilir). İngilizcede ise not, might'tan hemen sonra gelir: might not come.

  • We might not have time for lunch today.Bugün öğle yemeğine vaktimiz olmayabilir.
  • Sarah may not come to the meeting. She's ill.Sarah toplantıya gelmeyebilir. Hasta.
  • That restaurant might be expensive.O restoran pahalı olabilir.
  • They might watch the match at Can's house.Maçı Can'in evinde izleyebilirler.
  • I may not finish this report today.Bu raporu bugün bitiremeyebilirim.

C Şu an için tahmin: might be …

Elif, Tom'u arıyor ama Tom telefonu açmıyor. Elif düşünüyor: He might be in a meeting. Or he might be asleep. (Toplantıda olabilir. Ya da uyuyor olabilir.)

→ Şimdi hakkında emin değilsek de might / may + be kullanırız. → Şu anda devam eden bir eylem için: might be + -ing (He might be driving. = Araba kullanıyor olabilir.)

EminimEmin değilim
She is at work.She might be at work.
He's driving.He might be driving.
  • I can't find my keys. They might be in the car.Anahtarlarımı bulamıyorum. Arabada olabilirler.
  • Ask Mert. He may be in the kitchen.Mert'e sor. Mutfakta olabilir.
  • Don't call Ayşe now. She might be sleeping.Ayşe'yi şimdi arama. Uyuyor olabilir.
  • This café might be closed on Sundays.Bu kafe pazar günleri kapalı olabilir.
  • Zeynep isn't answering. She might be working.Zeynep cevap vermiyor. Çalışıyor olabilir.

D Sorular, kısa cevaplar ve 'May I …?'

TomAre you going to the party on Saturday?
AyşeI don't know. I might. (Bilmiyorum. Belki.)

→ 'Belki' anlamında might ile genellikle soru sormayız. Bunun yerine:

  • Are you going to …?
  • Do you think … will …?

Might you go to the party? ✘ → Do you think you'll go to the party? ✔

→ Kısa cevaplarda fiili tekrar etmeyiz: I might. / I might not.

→ May I …? farklı bir şeydir: kibarca izin istemek (= Can I …?).

Olasılık (belki)İzin (kibar)
It may rain. (Yağabilir.)May I sit here? (Oturabilir miyim?)
  • 'Are you coming to dinner?' 'I might. I'm not sure yet.''Yemeğe geliyor musun?' 'Belki. Henüz emin değilim.'
  • Do you think it will snow tomorrow?Sence yarın kar yağacak mı?Soru için might değil, Do you think … will …?
  • 'Is Can going to call you?' 'He might not. He's very busy.''Can seni arayacak mı?' 'Aramayabilir. Çok meşgul.'
  • May I use your phone, please?Telefonunuzu kullanabilir miyim, lütfen?Bu izin; olasılık değil.
  • Do you think Galatasaray will win on Sunday?Sence Galatasaray pazar günü kazanacak mı?

might = belki + fiil. Cümleye 'Perhaps' koyabiliyorsan might da kullanabilirsin: Perhaps I'll go. = I might go. Ve unutma: might'tan sonra fiil 'çıplak' gelir — to yok, -s yok, -ing yok!

Sık yapılan hatalar

It might to rain tomorrow.It might rain tomorrow.might / may'den sonra 'to' gelmez; fiil doğrudan yalın haliyle gelir.
Elif mights come to the party.Elif might come to the party.might hiçbir kişide -s almaz. Fiil de -s almaz: 'might comes' de yanlıştır.
I don't might go to work tomorrow.I might not go to work tomorrow.Olumsuzda don't / doesn't kullanılmaz. 'not' doğrudan might'tan sonra gelir: might not.
He may going to Antalya next week.He may go to Antalya next week.may / might'tan sonra -ing'li fiil değil, yalın fiil gelir.
Might you come to the wedding?Are you going to come to the wedding?'Belki' anlamında might ile soru pek sorulmaz. 'Are you going to …?' ya da 'Do you think you'll …?' kullanın.
Sağ sayfa · Alıştırmalar
0/4 kontrol edildi
1. Boşluk doldur
Parantez içindeki fiili might (ya da may) ile kullanarak cümleyi tamamlayın. (not) varsa olumsuz yapın.
Örnek: Take an umbrella. It ___ (rain). → It might rain.
  1. 1.
    Call Mert before you go. He ___ (want) to come with you.
  2. 2.
    I'm not sure, but we ___ (have) a party on Saturday.
  3. 3.
    Be careful with that glass. You ___ (break) it.
  4. 4.
    Ayşe ___ (be) at home now. Let's ring her.
  5. 5.
    Don't wait for me. I ___ (not / come) home before ten.
  6. 6.
    The road to the airport is very busy. We ___ (miss) our flight.
  7. 7.
    Tom ___ (not / like) this food. It's very spicy.
  8. 8.
    Can isn't answering his phone. He ___ (drive).
    İpucu: Şu anda devam eden bir eylem.
2. Doğru olanı seç
Doğru seçeneği seçin.
  1. 1.
    I'm not sure. I ___ go to the gym tonight.
  2. 2.
    Elif ___ come to work tomorrow. She's on holiday in Bodrum all week.
  3. 3.
    'Is Zeynep coming tonight?' 'I don't know. She ___.'
  4. 4.
    Take a jacket. It ___ cold later.
  5. 5.
    ___ to the concert on Friday?
  6. 6.
    Sarah ___ in her office. Her coat isn't here.
  7. 7.
    Excuse me, ___ I sit here?
  8. 8.
    The match ___ start late. It's raining heavily.
3. Yeniden yaz
'Perhaps' ile başlayan cümleleri might ile yeniden yazın.
Örnek: Perhaps I'll buy a new phone. → I might buy a new phone.
  1. 1.
    Perhaps Elif will call you tonight.
  2. 2.
    Perhaps we'll go to Izmir at the weekend.
  3. 3.
    Perhaps it will snow tomorrow.
  4. 4.
    Perhaps Mert won't come to the meeting.
  5. 5.
    Perhaps I won't have time for breakfast.
  6. 6.
    Perhaps the shop is closed.
  7. 7.
    Perhaps they're at the café.
  8. 8.
    Perhaps Ayşe is sleeping.
    İpucu: Şu an devam eden eylem.
4. Hatayı düzelt
Her cümlede bir hata var. Doğrusunu yazın.
  1. 1.
    We might to visit my grandmother on Sunday.
  2. 2.
    Can mights be late for dinner.
  3. 3.
    I don't might go to the office tomorrow.
  4. 4.
    She might is at the gym now.
  5. 5.
    They may not coming to the wedding.
  6. 6.
    Zeynep might not to like the present.
  7. 7.
    Take your coat. It might raining later.
  8. 8.
    Might you watch the match tonight?