may / might
may / might (olasılık)
Animasyonlu anlatım
Çizgi film öğretmen may / might bu dersin kendi örnek cümleleriyle sahne sahne anlatır: tahtada formül, renk kodlu cümle parçaları, yanlış → doğru karşılaştırmaları. Anlatım İngilizcedir (İngiliz aksanı). İlk açılışta senaryo hazırlanır (~1 dk), sonra anında açılır.
may ve might, emin olmadığımız şeyler için kullanılır. Anlamı 'belki'dir: bir şey olabilir, ama belki de olmaz. Türkçede genellikle '-ebilir' ya da 'belki … -ecek' ile karşılanır: It might rain. = Yağmur yağabilir. / Belki yağmur yağacak. Bu seviyede may ile might arasında anlam farkı yok denecek kadar azdır. Günlük konuşmada might daha sık duyulur.
A Belki olur, belki olmaz
Zeynep pencereden bakıyor. Gökyüzü çok bulutlu. It might rain later. (Sonra yağmur yağabilir.)
Yağmur yağacak mı? Belki evet, belki hayır. Zeynep emin değil.
→ Gelecekte olabilecek ama emin olmadığımız şeyler için might / may + fiil kullanırız.
| Eminim | Emin değilim |
|---|---|
| It will rain. (Yağacak.) | It might rain. (Yağabilir.) |
| I'm going to buy a car. (Alacağım.) | I might buy a car. (Belki alırım.) |
- may ve might burada aynı anlamdadır.
- Konuşmada might biraz daha yaygındır. may biraz daha resmî duyulur.
- I might go to Bodrum in August.Ağustosta Bodrum'a gidebilirim.Plan kesin değil.
- Take a jumper. It may be cold tonight.Bir kazak al. Bu gece hava soğuk olabilir.
- Mert might buy a new car next year.Mert seneye yeni bir araba alabilir.
- The traffic on the bridge is terrible. We might be late.Köprüde trafik berbat. Geç kalabiliriz.
- Ask Ayşe. She may know the answer.Ayşe'ye sor. Cevabı biliyor olabilir.
B Yapı: might + fiilin yalın hali
Can'in yarın sınavı var ama çok hasta. He might not go to university tomorrow. (Yarın üniversiteye gitmeyebilir.)
→ might / may'den sonra fiil hep yalın gelir: to yok, -s yok, -ing yok. Tüm kişiler için aynıdır.
| Olumlu | Olumsuz |
|---|---|
| I / you / we / they might go | I / you / we / they might not go |
| he / she / it might go | he / she / it might not go |
| (= may go) | (= may not go) |
- She might come. ✔
- She mights come. ✘ — She might to come. ✘
- Olumsuzda don't / doesn't kullanılmaz: might not / may not. (Kısa hali mightn't vardır ama az kullanılır. mayn't kullanılmaz.)
Türkçede olumsuzluk fiile ek olarak gelir (gelmeyebilir). İngilizcede ise not, might'tan hemen sonra gelir: might not come.
- We might not have time for lunch today.Bugün öğle yemeğine vaktimiz olmayabilir.
- Sarah may not come to the meeting. She's ill.Sarah toplantıya gelmeyebilir. Hasta.
- That restaurant might be expensive.O restoran pahalı olabilir.
- They might watch the match at Can's house.Maçı Can'in evinde izleyebilirler.
- I may not finish this report today.Bu raporu bugün bitiremeyebilirim.
C Şu an için tahmin: might be …
Elif, Tom'u arıyor ama Tom telefonu açmıyor. Elif düşünüyor: He might be in a meeting. Or he might be asleep. (Toplantıda olabilir. Ya da uyuyor olabilir.)
→ Şimdi hakkında emin değilsek de might / may + be kullanırız. → Şu anda devam eden bir eylem için: might be + -ing (He might be driving. = Araba kullanıyor olabilir.)
| Eminim | Emin değilim |
|---|---|
| She is at work. | She might be at work. |
| He's driving. | He might be driving. |
- I can't find my keys. They might be in the car.Anahtarlarımı bulamıyorum. Arabada olabilirler.
- Ask Mert. He may be in the kitchen.Mert'e sor. Mutfakta olabilir.
- Don't call Ayşe now. She might be sleeping.Ayşe'yi şimdi arama. Uyuyor olabilir.
- This café might be closed on Sundays.Bu kafe pazar günleri kapalı olabilir.
- Zeynep isn't answering. She might be working.Zeynep cevap vermiyor. Çalışıyor olabilir.
D Sorular, kısa cevaplar ve 'May I …?'
→ 'Belki' anlamında might ile genellikle soru sormayız. Bunun yerine:
- Are you going to …?
- Do you think … will …?
Might you go to the party? ✘ → Do you think you'll go to the party? ✔
→ Kısa cevaplarda fiili tekrar etmeyiz: I might. / I might not.
→ May I …? farklı bir şeydir: kibarca izin istemek (= Can I …?).
| Olasılık (belki) | İzin (kibar) |
|---|---|
| It may rain. (Yağabilir.) | May I sit here? (Oturabilir miyim?) |
- 'Are you coming to dinner?' 'I might. I'm not sure yet.''Yemeğe geliyor musun?' 'Belki. Henüz emin değilim.'
- Do you think it will snow tomorrow?Sence yarın kar yağacak mı?Soru için might değil, Do you think … will …?
- 'Is Can going to call you?' 'He might not. He's very busy.''Can seni arayacak mı?' 'Aramayabilir. Çok meşgul.'
- May I use your phone, please?Telefonunuzu kullanabilir miyim, lütfen?Bu izin; olasılık değil.
- Do you think Galatasaray will win on Sunday?Sence Galatasaray pazar günü kazanacak mı?
might = belki + fiil. Cümleye 'Perhaps' koyabiliyorsan might da kullanabilirsin: Perhaps I'll go. = I might go. Ve unutma: might'tan sonra fiil 'çıplak' gelir — to yok, -s yok, -ing yok!
Sık yapılan hatalar
- 1.Call Mert before you go. He ___ (want) to come with you.
- 2.I'm not sure, but we ___ (have) a party on Saturday.
- 3.Be careful with that glass. You ___ (break) it.
- 4.Ayşe ___ (be) at home now. Let's ring her.
- 5.Don't wait for me. I ___ (not / come) home before ten.
- 6.The road to the airport is very busy. We ___ (miss) our flight.
- 7.Tom ___ (not / like) this food. It's very spicy.
- 8.Can isn't answering his phone. He ___ (drive).İpucu: Şu anda devam eden bir eylem.
- 1.I'm not sure. I ___ go to the gym tonight.
- 2.Elif ___ come to work tomorrow. She's on holiday in Bodrum all week.
- 3.'Is Zeynep coming tonight?' 'I don't know. She ___.'
- 4.Take a jacket. It ___ cold later.
- 5.___ to the concert on Friday?
- 6.Sarah ___ in her office. Her coat isn't here.
- 7.Excuse me, ___ I sit here?
- 8.The match ___ start late. It's raining heavily.
- 1.Perhaps Elif will call you tonight.
- 2.Perhaps we'll go to Izmir at the weekend.
- 3.Perhaps it will snow tomorrow.
- 4.Perhaps Mert won't come to the meeting.
- 5.Perhaps I won't have time for breakfast.
- 6.Perhaps the shop is closed.
- 7.Perhaps they're at the café.
- 8.Perhaps Ayşe is sleeping.İpucu: Şu an devam eden eylem.
- 1.We might to visit my grandmother on Sunday.
- 2.Can mights be late for dinner.
- 3.I don't might go to the office tomorrow.
- 4.She might is at the gym now.
- 5.They may not coming to the wedding.
- 6.Zeynep might not to like the present.
- 7.Take your coat. It might raining later.
- 8.Might you watch the match tonight?