Dilzen
00 XP
Gramer Kitabı · Temel Gramer · Ünite 29 · A1

would like / Would you like…?

would like / Would you like…?

Animasyonlu anlatım

Çizgi film öğretmen would like / Would you like…? bu dersin kendi örnek cümleleriyle sahne sahne anlatır: tahtada formül, renk kodlu cümle parçaları, yanlış → doğru karşılaştırmaları. Anlatım İngilizcedir (İngiliz aksanı). İlk açılışta senaryo hazırlanır (~1 dk), sonra anında açılır.

Sol sayfa · Anlatım

would like de "istemek" demektir, ama want'tan daha kibardır. Kafede, dükkânda ya da telefonda bir şey isterken kullanırız: I'd like a tea, please. (Bir çay alabilir miyim, lütfen?)

Would you like …? ile birine bir şey teklif ederiz ya da onu bir yere davet ederiz: Would you like a biscuit? (Bisküvi ister misin?) Türkçedeki "…ister misiniz?", "…alabilir miyim?" ve "…isterim" kalıplarına benzer.

A I'd like … (kibarca bir şey istemek)

Durum: Ayşe is in a café in Kadıköy. The waiter comes. Ayşe says: "I'd like a tea, please." (Ayşe Kadıköy'de bir kafede. Garson geliyor. Ayşe "Bir çay alabilir miyim, lütfen?" diyor.)

Kural: I'd like = I would like = istiyorum / alabilir miyim (kibar). Arkasından bir isim gelir: a tea, a ticket, a table…

FormÖrnek
I'd like (= I would like)I'd like a tea.
you'd / we'd / they'd likeWe'd like a table for four.
he'd / she'd likeShe'd like a sandwich.

→ would like hiç değişmez. he would like olur, he would likes olmaz.

Karşılaştır:

  • I want a tea. → biraz sert, çocuksu duyulabilir.
  • I'd like a tea, please. → kibar, yetişkin dili.
  • I'd like a glass of water, please.Bir bardak su alabilir miyim, lütfen?
  • We'd like a table for four, please.Dört kişilik bir masa istiyoruz, lütfen.
  • I'd like a ticket to Ankara, please.Ankara'ya bir bilet istiyorum, lütfen.Otogarda, gişede çok kullanılır.
  • Mert would like a new phone for his birthday.Mert doğum günü için yeni bir telefon istiyor.would like → -s almaz.
  • She'd like a cheese sandwich.O bir peynirli sandviç istiyor.

B I'd like to + fiil (bir şey yapmak istemek)

Durum: Can is tired of Istanbul traffic. He'd like to live in a small town. (Can İstanbul trafiğinden bıktı. Küçük bir kasabada yaşamak istiyor.)

Kural: Bir şey yapmak istiyorsak: would like + to + fiil.

Arkasından ne geliyor?Örnek
isimI'd like a coffee.
fiil → to + fiilI'd like to drink a coffee.

Türkçeyle karşılaştır: Türkçede fiil önce gelir: "yaşamak istiyor". İngilizcede önce like, sonra to + fiil: like to live.

→ to unutulmaz: I'd like go ✗ → I'd like to go ✓ → Olumsuz için genelde I wouldn't like to … ya da I don't want to … deriz.

  • I'd like to go to Bodrum this summer.Bu yaz Bodrum'a gitmek istiyorum.
  • Zeynep would like to learn Spanish.Zeynep İspanyolca öğrenmek istiyor.
  • We'd like to book a table for Friday.Cuma için bir masa ayırtmak istiyoruz.
  • I'd like to speak to the manager, please.Müdürle görüşmek istiyorum, lütfen.
  • I wouldn't like to work at night.Gece çalışmak istemezdim.wouldn't = would not

C Would you like …? (bir şey teklif etmek)

Durum: Elif is at Sarah's flat. Sarah says: "Would you like a coffee?" Elif says: "Yes, please." (Elif, Sarah'nın evinde. Sarah "Kahve ister misin?" diyor. Elif "Evet, lütfen." diyor.)

Kural: Would you like + isim? = …ister misin / ister misiniz?

SoruCevap
Would you like a coffee?Yes, please. ✓
No, thank you. / No, thanks. ✓
Yes, I would like. ✗

→ Kısa cevapta like tek başına kalmaz. Ya Yes, please ya da Yes, I would deriz. → What would you like? = Ne alırsınız? / Ne istersiniz? (garsonlar çok kullanır)

  • Would you like a biscuit? — Yes, please.Bisküvi ister misin? — Evet, lütfen.
  • Would you like some more tea? — No, thank you. I'm fine.Biraz daha çay ister misin? — Hayır, teşekkürler. Böyle iyiyim.
  • What would you like? — I'd like a lentil soup, please.Ne alırsınız? — Bir mercimek çorbası alayım, lütfen.
  • Would you like milk in your coffee?Kahvene süt ister misin?
  • Which one would you like, the red one or the blue one?Hangisini istersin, kırmızıyı mı mavisini mi?

D Would you like to …? (davet) ve like / would like farkı

Durum: Tom says to Can: "Would you like to come to the match on Saturday?" Can says: "Yes, I'd love to!" (Tom, Can'a "Cumartesi maça gelmek ister misin?" diyor. Can "Evet, çok isterim!" diyor.)

Kural: Would you like to + fiil? = …mak ister misin? → birini bir şeye davet ederiz.

  • Evet: Yes, I'd love to. / Yes, that sounds great.
  • Hayır: Sorry, I can't. / I'm afraid I can't.

Çok önemli fark:

like (genel olarak)would like (şimdi, bu sefer)
I like tea. → Çayı severim.I'd like a tea. → (Şimdi) bir çay istiyorum.
Do you like coffee? → Kahve sever misin?Would you like a coffee? → (Şimdi) kahve ister misin?

→ like = severim (her zaman). 'd like = isterim (şu an).

  • Would you like to have dinner with us tonight? — Yes, I'd love to.Bu akşam bizimle yemek yemek ister misin? — Evet, çok isterim.
  • Would you like to watch a film? — Sorry, I can't. I'm working late.Film izlemek ister misin? — Kusura bakma, olmaz. Geç saate kadar çalışıyorum.
  • I like tea. / I'd like a tea, please.Çayı severim. / Bir çay alabilir miyim, lütfen?Birincisi genel bir bilgi, ikincisi şu anki istek.
  • Do you like Bodrum? — Yes, it's lovely.Bodrum'u sever misin? — Evet, çok güzel.
  • Would you like to come to Bodrum with us?Bizimle Bodrum'a gelmek ister misin?

'd harfini gördüğünde "kibar istek" diye düşün: like = severim (her zaman), 'd like = isterim (şimdi). Arkasından fiil geliyorsa to'yu unutma: I'd like to go. Teklife cevap verirken de tek kelime yeter: Yes, please!

Sık yapılan hatalar

I would like go to Bodrum.I'd like to go to Bodrum.would like'tan sonra fiil geliyorsa araya mutlaka to girer: like to go.
Do you like a tea? (birine çay ikram ederken)Would you like a tea?Do you like = genel olarak sever misin? Şimdi bir şey teklif ederken Would you like kullanılır.
He would likes a coffee.He would like a coffee.would'dan sonra fiil hep yalın kalır; he/she için de -s eklenmez.
Would you like some cake? — Yes, I would like.Would you like some cake? — Yes, please.like tek başına cümle sonunda kalamaz. Kısa cevap Yes, please ya da Yes, I would olur.
I want the bill. (garsona)I'd like the bill, please.Türkçede "Hesabı istiyorum" normaldir, ama İngilizcede I want kaba duyulabilir. Restoranda I'd like … , please daha kibardır.
Sağ sayfa · Alıştırmalar
0/5 kontrol edildi
1. Boşluk doldur
Parantezdeki sözcüklerle cümleleri tamamlayın. Kısa (I'd) ya da uzun (I would) biçimi kullanabilirsiniz.
Örnek: ___ a coffee, please. (I / would like) → I'd like a coffee, please.
  1. 1.
    ___ a glass of water, please. (I / would like)
  2. 2.
    ___ a table for two, please. (we / would like)
  3. 3.
    Mert ___ a new laptop. (would like)
  4. 4.
    ___ some tea? (you / would like)
  5. 5.
    What ___ for dinner? (you / would like)
  6. 6.
    Zeynep ___ to visit her grandmother in İzmir. (would like)
  7. 7.
    ___ a ticket to Bursa, please. (I / would like)
  8. 8.
    My parents ___ to live by the sea. (would like)
2. Doğru olanı seç
Doğru seçeneği seçin: genel olarak sevmek mi (like), şimdi istemek mi (would like)?
  1. 1.
    I ___ football. I watch every Galatasaray match.
  2. 2.
    I ___ a cheese sandwich, please.
  3. 3.
    ___ coffee? — Yes, I drink it every morning.
  4. 4.
    ___ a coffee? — Yes, please.
  5. 5.
    Sarah ___ cats. She has three at home.
  6. 6.
    Excuse me, I ___ the bill, please.
  7. 7.
    ___ to come to my party on Saturday?
  8. 8.
    Ayşe ___ swimming. She goes to the pool every week.
3. Doğru olanı seç
Doğru seçeneği seçin. Dikkat: to gerekli mi? Cevap doğru mu?
  1. 1.
    I'd like ___ a taxi, please.
  2. 2.
    We'd like ___ the museum tomorrow.
  3. 3.
    Would you like ___ more cake?
  4. 4.
    AWould you like a biscuit?
    B___
  5. 5.
    AWould you like some more tea?
    B___ I'm full.
  6. 6.
    AWould you like to come to the cinema tonight?
    B___
  7. 7.
    He'd like ___ English at university.
  8. 8.
    ___ would you like to drink? — Orange juice, please.
4. Yeniden yaz
Cümleleri would like ile daha kibar hâle getirin.
Örnek: I want a menu. → I'd like a menu.
  1. 1.
    I want a coffee, please.
  2. 2.
    I want to pay by card.
  3. 3.
    We want a room with a sea view.
  4. 4.
    Do you want a sandwich?
  5. 5.
    Do you want to come with us?
  6. 6.
    What do you want to eat?
  7. 7.
    She wants to change her job.
  8. 8.
    Does Can want some tea?
5. Hatayı düzelt
Her cümlede bir hata var. Doğrusunu yazın.
  1. 1.
    I would like go to London.
  2. 2.
    Would you like to a cup of tea?
  3. 3.
    She would likes a new bike.
  4. 4.
    Would you like some water? — Yes, I would like.
  5. 5.
    Do you like a biscuit? — Yes, please.
  6. 6.
    We'd like to booking a table for tonight.
  7. 7.
    What you would like to drink?
  8. 8.
    I like a ticket to Antalya, please.