would like / Would you like…?
would like / Would you like…?
Animasyonlu anlatım
Çizgi film öğretmen would like / Would you like…? bu dersin kendi örnek cümleleriyle sahne sahne anlatır: tahtada formül, renk kodlu cümle parçaları, yanlış → doğru karşılaştırmaları. Anlatım İngilizcedir (İngiliz aksanı). İlk açılışta senaryo hazırlanır (~1 dk), sonra anında açılır.
would like de "istemek" demektir, ama want'tan daha kibardır. Kafede, dükkânda ya da telefonda bir şey isterken kullanırız: I'd like a tea, please. (Bir çay alabilir miyim, lütfen?)
Would you like …? ile birine bir şey teklif ederiz ya da onu bir yere davet ederiz: Would you like a biscuit? (Bisküvi ister misin?) Türkçedeki "…ister misiniz?", "…alabilir miyim?" ve "…isterim" kalıplarına benzer.
A I'd like … (kibarca bir şey istemek)
Durum: Ayşe is in a café in Kadıköy. The waiter comes. Ayşe says: "I'd like a tea, please." (Ayşe Kadıköy'de bir kafede. Garson geliyor. Ayşe "Bir çay alabilir miyim, lütfen?" diyor.)
Kural: I'd like = I would like = istiyorum / alabilir miyim (kibar). Arkasından bir isim gelir: a tea, a ticket, a table…
| Form | Örnek |
|---|---|
| I'd like (= I would like) | I'd like a tea. |
| you'd / we'd / they'd like | We'd like a table for four. |
| he'd / she'd like | She'd like a sandwich. |
→ would like hiç değişmez. he would like olur, he would likes olmaz.
Karşılaştır:
- I want a tea. → biraz sert, çocuksu duyulabilir.
- I'd like a tea, please. → kibar, yetişkin dili.
- I'd like a glass of water, please.Bir bardak su alabilir miyim, lütfen?
- We'd like a table for four, please.Dört kişilik bir masa istiyoruz, lütfen.
- I'd like a ticket to Ankara, please.Ankara'ya bir bilet istiyorum, lütfen.Otogarda, gişede çok kullanılır.
- Mert would like a new phone for his birthday.Mert doğum günü için yeni bir telefon istiyor.would like → -s almaz.
- She'd like a cheese sandwich.O bir peynirli sandviç istiyor.
B I'd like to + fiil (bir şey yapmak istemek)
Durum: Can is tired of Istanbul traffic. He'd like to live in a small town. (Can İstanbul trafiğinden bıktı. Küçük bir kasabada yaşamak istiyor.)
Kural: Bir şey yapmak istiyorsak: would like + to + fiil.
| Arkasından ne geliyor? | Örnek |
|---|---|
| isim | I'd like a coffee. |
| fiil → to + fiil | I'd like to drink a coffee. |
Türkçeyle karşılaştır: Türkçede fiil önce gelir: "yaşamak istiyor". İngilizcede önce like, sonra to + fiil: like to live.
→ to unutulmaz: I'd like go ✗ → I'd like to go ✓
→ Olumsuz için genelde I wouldn't like to … ya da I don't want to … deriz.
- I'd like to go to Bodrum this summer.Bu yaz Bodrum'a gitmek istiyorum.
- Zeynep would like to learn Spanish.Zeynep İspanyolca öğrenmek istiyor.
- We'd like to book a table for Friday.Cuma için bir masa ayırtmak istiyoruz.
- I'd like to speak to the manager, please.Müdürle görüşmek istiyorum, lütfen.
- I wouldn't like to work at night.Gece çalışmak istemezdim.wouldn't = would not
C Would you like …? (bir şey teklif etmek)
Durum: Elif is at Sarah's flat. Sarah says: "Would you like a coffee?" Elif says: "Yes, please." (Elif, Sarah'nın evinde. Sarah "Kahve ister misin?" diyor. Elif "Evet, lütfen." diyor.)
Kural: Would you like + isim? = …ister misin / ister misiniz?
| Soru | Cevap |
|---|---|
| Would you like a coffee? | Yes, please. ✓ |
| No, thank you. / No, thanks. ✓ | |
→ Kısa cevapta like tek başına kalmaz. Ya Yes, please ya da Yes, I would deriz. → What would you like? = Ne alırsınız? / Ne istersiniz? (garsonlar çok kullanır)
- Would you like a biscuit? — Yes, please.Bisküvi ister misin? — Evet, lütfen.
- Would you like some more tea? — No, thank you. I'm fine.Biraz daha çay ister misin? — Hayır, teşekkürler. Böyle iyiyim.
- What would you like? — I'd like a lentil soup, please.Ne alırsınız? — Bir mercimek çorbası alayım, lütfen.
- Would you like milk in your coffee?Kahvene süt ister misin?
- Which one would you like, the red one or the blue one?Hangisini istersin, kırmızıyı mı mavisini mi?
D Would you like to …? (davet) ve like / would like farkı
Durum: Tom says to Can: "Would you like to come to the match on Saturday?" Can says: "Yes, I'd love to!" (Tom, Can'a "Cumartesi maça gelmek ister misin?" diyor. Can "Evet, çok isterim!" diyor.)
Kural: Would you like to + fiil? = …mak ister misin? → birini bir şeye davet ederiz.
- Evet: Yes, I'd love to. / Yes, that sounds great.
- Hayır: Sorry, I can't. / I'm afraid I can't.
Çok önemli fark:
| like (genel olarak) | would like (şimdi, bu sefer) |
|---|---|
| I like tea. → Çayı severim. | I'd like a tea. → (Şimdi) bir çay istiyorum. |
| Do you like coffee? → Kahve sever misin? | Would you like a coffee? → (Şimdi) kahve ister misin? |
→ like = severim (her zaman). 'd like = isterim (şu an).
- Would you like to have dinner with us tonight? — Yes, I'd love to.Bu akşam bizimle yemek yemek ister misin? — Evet, çok isterim.
- Would you like to watch a film? — Sorry, I can't. I'm working late.Film izlemek ister misin? — Kusura bakma, olmaz. Geç saate kadar çalışıyorum.
- I like tea. / I'd like a tea, please.Çayı severim. / Bir çay alabilir miyim, lütfen?Birincisi genel bir bilgi, ikincisi şu anki istek.
- Do you like Bodrum? — Yes, it's lovely.Bodrum'u sever misin? — Evet, çok güzel.
- Would you like to come to Bodrum with us?Bizimle Bodrum'a gelmek ister misin?
'd harfini gördüğünde "kibar istek" diye düşün: like = severim (her zaman), 'd like = isterim (şimdi). Arkasından fiil geliyorsa to'yu unutma: I'd like to go. Teklife cevap verirken de tek kelime yeter: Yes, please!
Sık yapılan hatalar
- 1.___ a glass of water, please. (I / would like)
- 2.___ a table for two, please. (we / would like)
- 3.Mert ___ a new laptop. (would like)
- 4.___ some tea? (you / would like)
- 5.What ___ for dinner? (you / would like)
- 6.Zeynep ___ to visit her grandmother in İzmir. (would like)
- 7.___ a ticket to Bursa, please. (I / would like)
- 8.My parents ___ to live by the sea. (would like)
- 1.I ___ football. I watch every Galatasaray match.
- 2.I ___ a cheese sandwich, please.
- 3.___ coffee? — Yes, I drink it every morning.
- 4.___ a coffee? — Yes, please.
- 5.Sarah ___ cats. She has three at home.
- 6.Excuse me, I ___ the bill, please.
- 7.___ to come to my party on Saturday?
- 8.Ayşe ___ swimming. She goes to the pool every week.
- 1.I'd like ___ a taxi, please.
- 2.We'd like ___ the museum tomorrow.
- 3.Would you like ___ more cake?
- 4.AWould you like a biscuit?B___
- 5.AWould you like some more tea?B___ I'm full.
- 6.AWould you like to come to the cinema tonight?B___
- 7.He'd like ___ English at university.
- 8.___ would you like to drink? — Orange juice, please.
- 1.I want a coffee, please.
- 2.I want to pay by card.
- 3.We want a room with a sea view.
- 4.Do you want a sandwich?
- 5.Do you want to come with us?
- 6.What do you want to eat?
- 7.She wants to change her job.
- 8.Does Can want some tea?
- 1.I would like go to London.
- 2.Would you like to a cup of tea?
- 3.She would likes a new bike.
- 4.Would you like some water? — Yes, I would like.
- 5.Do you like a biscuit? — Yes, please.
- 6.We'd like to booking a table for tonight.
- 7.What you would like to drink?
- 8.I like a ticket to Antalya, please.