Present continuous for the future
Gelecek için present continuous
Animasyonlu anlatım
Çizgi film öğretmen Present continuous for the future bu dersin kendi örnek cümleleriyle sahne sahne anlatır: tahtada formül, renk kodlu cümle parçaları, yanlış → doğru karşılaştırmaları. Anlatım İngilizcedir (İngiliz aksanı). İlk açılışta senaryo hazırlanır (~1 dk), sonra anında açılır.
Bu ünitede present continuous'ı (am/is/are + fiil-ing) gelecek için kullanmayı öğreneceğiz. Bu yapıyı önceden ayarladığımız planlar için kullanırız: randevular, buluşmalar, yolculuklar. Türkçede de aynısını yaparız: Yarın Bodrum'a gidiyorum. → I'm going to Bodrum tomorrow.
A Ajandadaki planlar: I'm meeting Mert on Friday
Durum: Bugün pazartesi. Ayşe ajandasına bakıyor. Cuma akşamı Mert'le yemek yiyecek. Restoranda masa ayırttılar.
Ayşe is meeting Mert on Friday evening. (Ayşe cuma akşamı Mert'le buluşuyor.)
Cümle present continuous (am/is/are + -ing). Ama konu şimdi değil, cuma. Neden? Çünkü bu plan ayarlandı: Mert biliyor, masa hazır.
Kural: Gelecekte yapacağımız ve önceden ayarladığımız şeyler için am/is/are + -ing kullanırız: → randevular (doktor, dişçi) → arkadaşlarla buluşmalar → yolculuklar (bilet alındı) → partiler, düğünler, toplantılar
Türkçe ile aynı mantık: Yarın İzmir'e gidiyorum. = I'm going to Izmir tomorrow.
- I'm meeting Mert on Friday evening.Cuma akşamı Mert'le buluşuyorum.Masa ayırttık – plan hazır.
- We're flying to Bodrum on Saturday.Cumartesi Bodrum'a uçuyoruz.Biletler alındı.
- Zeynep is starting her new job next Monday.Zeynep gelecek pazartesi yeni işine başlıyor.
- My parents are coming for dinner tonight.Annemler bu akşam yemeğe geliyor.
- I'm seeing the dentist at 5 o'clock.Saat 5'te dişçiye gidiyorum.Randevum var.
B Olumlu, olumsuz, soru
Durum:
Yapı, şimdiki zamanla tamamen aynı. Sadece bir zaman ifadesi ekliyoruz.
| Biçim | Örnek |
|---|---|
| Olumlu: I am / he, she is / we, you, they are + fiil-ing | I'm working tomorrow. |
| Olumsuz: am not / isn't / aren't + fiil-ing | She isn't coming on Sunday. |
| Soru: Am I / Is she / Are you + fiil-ing? | Are you working tomorrow? |
| Soru kelimesiyle: What / Where / When + are you + -ing? | What are you doing tonight? |
Sık kullanılan zaman ifadeleri: tonight, tomorrow, this weekend, on Friday, next week, at 8 o'clock, in July.
Dikkat: Türkçede gidiyorum tek kelime. İngilizcede iki parça var: 'm + going. İkisi de şart!
- I'm not working tomorrow. It's a holiday.Yarın çalışmıyorum. Tatil.
- Is Elif coming to the wedding?Elif düğüne geliyor mu?
- What are you doing this weekend?Bu hafta sonu ne yapıyorsun?Plan sormanın en yaygın yolu.
- We're visiting my aunt in Bursa.Bursa'daki teyzemi ziyaret ediyoruz.
- When are you leaving? – On Thursday.Ne zaman gidiyorsun? – Perşembe.
- Tom isn't coming to the meeting.Tom toplantıya gelmiyor.
C Şimdi mi, gelecek mi?
Durum: Akşam saat 9. Mert telefonda: Sorry, I can't talk. I*'m watching the match.* (şu an) Sonra cumartesiyi konuşuyorlar: I*'m watching the match with Can on Saturday.* (gelecek)
Aynı yapı, iki farklı anlam. Farkı zaman ifadesi ya da durum gösterir.
| Şimdi | Gelecek |
|---|---|
| I'm working now. | I'm working on Saturday. |
| She's having lunch (şu an). | She's having lunch with her boss tomorrow. |
| They're playing football at the moment. | They're playing football after work. |
Gelecek anlamı için genellikle bir zaman ifadesi kullan: tomorrow, next week, on Monday… Yoksa dinleyen 'şimdi' anlar.
- Can't talk now – I'm driving.Şimdi konuşamam, araba kullanıyorum.şimdi
- I'm driving to Ankara tomorrow.Yarın arabayla Ankara'ya gidiyorum.gelecek
- Ayşe is cooking dinner at the moment.Ayşe şu anda yemek pişiriyor.şimdi
- Ayşe is cooking for ten people on Sunday.Ayşe pazar günü on kişiye yemek yapıyor.gelecek
- Where are you? – I'm sitting in traffic on the bridge!Neredesin? – Köprüde trafikte oturuyorum!şimdi
D I'm doing, I'm going to do, I'll do
Durum: Sarah konuşuyor: I*'m going to visit Cappadocia one day.* (niyet – henüz bilet yok) I*'m flying to Istanbul on 5 June.* (bilet alındı – ayarlandı) Telefon çalıyor: I*'ll get it!* (şu an karar verdi)
| Yapı | Ne zaman? |
|---|---|
| am/is/are + -ing | Ayarlanmış plan: gün, saat, kişi belli |
| going to | Niyet, önceden verilmiş karar (e-21) |
| will | Konuşurken verilen ani karar (e-22) |
Ayarlanmış planlar için I'm meeting da I'm going to meet da olur; anlam çok yakın. Ama ani karar için -ing kullanılmaz.
Dikkat: İnsanların ayarlamadığı şeyler (hava durumu gibi) için -ing kullanma: ✗ It's raining tomorrow. → ✓ It's going to rain tomorrow.
- I'm playing tennis with Can at 7. We booked the court.Saat 7'de Can'la tenis oynuyorum. Kortu ayırttık.ayarlanmış plan
- I'm going to learn Spanish next year.Seneye İspanyolca öğreneceğim.niyet
- AThere's no milk.BOK, I'll buy some.ani kararASüt yok.BTamam, ben alırım.
- Look at those clouds. It's going to rain.Şu bulutlara bak. Yağmur yağacak.Hava planlanmaz – -ing olmaz.
- We're having a party on Saturday. Can you come?Cumartesi parti veriyoruz. Gelebilir misin?
Takvimine yazabileceğin bir şey mi? Gün, saat, kişi belli mi? → am/is/are + -ing kullan. Türkçedeki '-iyor' ile düşün: 'Cuma günü Mert'le buluşuyorum' = I'm meeting Mert on Friday. Ama am/is/are'yi unutma!
Sık yapılan hatalar
- 1.I ___ (meet) Elif for coffee tomorrow morning.
- 2.My brother ___ (get) married in June.
- 3.We ___ (fly) to Izmir on Friday evening.
- 4.Ayşe ___ (not / work) next Monday. It's a holiday.
- 5.___ (you / come) to the match on Saturday?
- 6.Mert and Can ___ (play) tennis after work today.
- 7.I ___ (not / go) to the party tonight. I've got an exam tomorrow.
- 8.What time ___ (your parents / arrive) tomorrow?
- 9.Zeynep ___ (have) lunch with her manager on Thursday.
- 1.What ___ this weekend?
- 2.I ___ my dentist at 4 o'clock tomorrow. I've got an appointment.
- 3.Tom ___ in a bank. He's a manager.
- 4.Sorry, I can't come on Sunday. I ___ my cousin's wedding.
- 5.Look out of the window! It ___.
- 6.The forecast says it ___ tomorrow.
- 7.AThe phone's ringing.BOK, I ___ it.
- 8.Elif ___ to Berlin next week. She's already got her ticket.
- 1.Can is coming to dinner tonight. (soru)
- 2.We're leaving early tomorrow. (olumsuz)
- 3.Sarah is flying home on Sunday. (soru)
- 4.I'm working from home on Friday. (olumsuz)
- 5.They're having a barbecue on Saturday. (soru)
- 6.My sister is visiting us next week. (olumsuz)
- 7.You're watching the derby at Mert's house. (soru)
- 1.what / you / do / tonight?
- 2.where / Ayşe / go / on holiday this summer?
- 3.when / your brother / start / university?
- 4.what time / we / meet / tomorrow?
- 5.who / you / have / dinner with on Friday?
- 6.how / they / get / to the airport?
- 7.Zeynep / come / to the meeting?
- 1.I seeing Can tomorrow evening.
- 2.We are drive to Bodrum on Saturday.
- 3.What do you do on Sunday? Shall we go to the beach?
- 4.Elif is meet her new boss on Monday.
- 5.It's raining tomorrow, so take an umbrella.
- 6.Are your parents come to the wedding?
- 7.Mert don't working next week. He's on holiday.
- 8.She's having a party next Saturday, but I don't go.