will / won't
will / won't
Animasyonlu anlatım
Çizgi film öğretmen will / won't bu dersin kendi örnek cümleleriyle sahne sahne anlatır: tahtada formül, renk kodlu cümle parçaları, yanlış → doğru karşılaştırmaları. Anlatım İngilizcedir (İngiliz aksanı). İlk açılışta senaryo hazırlanır (~1 dk), sonra anında açılır.
will + fiil, gelecekte olacak şeyler için kullanılır. Gelecek hakkında bilgi veririz, tahmin yaparız, konuşurken karar veririz, yardım teklif ederiz ya da söz veririz. Türkçedeki -ecek / -acak ekine (ve bazen Ben açarım gibi geniş zamana) karşılık gelir. Olumsuzu won't (= will not) olur.
A Gelecek hakkında bilgi ve tahmin
Durum: Today is Friday. Tomorrow will be Saturday. Elif is 29. Next month she*'ll be 30.* (Bugün cuma. Yarın cumartesi olacak. Elif 29 yaşında. Gelecek ay 30 olacak.)
Kural: will + fiilin yalın hali → gelecekte olacak bir şey.
- Fiil hiç değişmez: he will go (he wills go ✗, he will goes ✗).
- will'den sonra to gelmez: I will go (I will to go ✗).
- Konuşmada genelde kısaltırız: I'll, you'll, she'll, it'll, we'll, they'll.
Türkçede ek fiilin sonuna gelir (gel-ecek). İngilizcede will fiilin önüne gelir: will come.
- Don't worry. The traffic will be better after eight o'clock.Merak etme. Saat sekizden sonra trafik daha iyi olacak.
- Can will be in Bodrum next week.Can gelecek hafta Bodrum'da olacak.
- The match will start at nine.Maç dokuzda başlayacak.
- You'll love this tea. It's from Rize.Bu çayı çok seveceksin. Rize'den.Tahmin: bence seveceksin.
- My parents will be at home tomorrow.Annemler yarın evde olacak.
B Olumlu, olumsuz, soru
Durum: Zeynep is ill. She won't be at the meeting today. (Zeynep hasta. Bugün toplantıda olmayacak.)
| Form | Örnek |
|---|---|
| Olumlu | I / you / he / she / it / we / they will ('ll) work |
| Olumsuz | I / you / he / she / it / we / they won't (will not) work |
| Soru | Will you / she / they work? |
| Kısa cevap | Yes, I will. / No, I won't. |
- won't = will not (konuşmada hep won't deriz).
- Soru: will başa geçer. Türkçedeki -mi eki yerine sıra değişir: Gelecek misin? → Will you come?
- Kısa olumlu cevapta kısaltma yok: Yes, I will. (Yes, I'll ✗)
- I'll call you tonight.Bu akşam seni ararım / arayacağım.
- Zeynep won't be at the meeting. She's ill.Zeynep toplantıda olmayacak. Hasta.
- Will you be at home this evening? — Yes, I will.Bu akşam evde olacak mısın? — Evet, olacağım.
- Will the shop be open on Sunday? — No, it won't.Dükkân pazar günü açık olacak mı? — Hayır, olmayacak.
- The new bridge won't be ready this year.Yeni köprü bu yıl hazır olmayacak.
C Şimdi karar veriyorum: teklif ve söz
Durum: Tom: I'm thirsty. — Sarah: Oh, I*'ll make some tea.* (Tom: Susadım. — Sarah: Ah, ben çay yaparım.)
Sarah çay yapmaya şu an, konuşurken karar veriyor → I'll.
Türkçede bu durumda çoğu zaman geniş zaman kullanırız: Ben açarım, ben hallederim, ben yardım ederim. İngilizcede bunun karşılığı I'll'dir (present simple değil!).
Yan yana (going to → ünite e-21):
| Ne zaman karar verdin? | Form | Örnek |
|---|---|---|
| Şimdi, konuşurken | I'll | The phone's ringing. — I'll get it. |
| Daha önce | I'm going to | I'm going to visit my mum on Sunday. (Geçen hafta karar verdim.) |
Ayrıca söz verirken de will kullanırız: I won't be late. I promise.
- The phone's ringing. — OK, I'll answer it.Telefon çalıyor. — Tamam, ben bakarım.Karar şimdi → I'll
- That bag looks heavy. I'll carry it for you.O çanta ağır görünüyor. Senin için ben taşırım.Teklif
- There's no milk. — Really? I'll buy some on the way home.Süt yok. — Öyle mi? Eve dönerken alırım.
- I promise I won't tell anyone.Söz veriyorum, kimseye söylemeyeceğim.Söz
- I'm going to visit my grandmother on Sunday. I bought the bus ticket yesterday.Pazar günü babaanneme gideceğim. Otobüs biletini dün aldım.Önceden karar → going to
D I think … will / I don't think … will / probably
Durum: Galatasaray are playing tonight.
(Galatasaray bu akşam oynuyor. Mert: Bence kazanacaklar. Can: Bence kazanamayacaklar.)
Fikrimizi söylerken çok sık I think … will deriz.
| Fikir | Örnek |
|---|---|
| Olumlu | I think it'll rain. |
| Olumsuz | I don't think it'll rain. (daha doğal) |
| Soru | Do you think it'll rain? |
- Olumsuzda İngilizler genelde think'i olumsuz yapar: I don't think it'll rain. Türkçedeki Bence yağmur yağmayacak cümlesini kelime kelime çevirmeyin.
- probably (muhtemelen): will probably ama probably won't.
- maybe / perhaps cümlenin başına gelir: Maybe I'll …
- I think Galatasaray will win tonight.Bence Galatasaray bu akşam kazanacak.
- I don't think it'll rain tomorrow.Yarın yağmur yağacağını sanmıyorum.
- Elif will probably be late. The traffic is terrible.Elif muhtemelen geç kalacak. Trafik berbat.
- Can probably won't come to the party.Can muhtemelen partiye gelmeyecek.probably + won't
- Do you think the exam will be difficult?Sence sınav zor olacak mı?
- Maybe I'll go to Bodrum this summer.Belki bu yaz Bodrum'a giderim.
Türkçede Ben açarım!, Ben hallederim! diyorsan, İngilizcede I'll … de: I'll get it! I'll do it! Kural kısa: will + yalın fiil → to yok, -s yok!
Sık yapılan hatalar
- 1.It's Mert's birthday tomorrow. He ___ (be) 35.
- 2.Don't worry about the exam. You ___ (pass).
- 3.Zeynep is on holiday in Bodrum. She ___ (not / be) at work next week.
- 4.I promise I ___ (not / forget) your birthday again.
- 5.The film ___ (start) at half past eight.
- 6.Take an umbrella. It ___ (rain) later.
- 7.Can is very busy. He ___ (not / come) to the party tonight.
- 8.___ (you / be) at home this evening?
- 1.AThe phone's ringing.BOK, ___ it.
- 2.AWhy are you buying paint?BI ___ my bedroom this weekend.
- 3.AI haven't got any money with me.BDon't worry. ___ for the coffee.
- 4.AHave you got any plans for the summer?BYes, we ___ to Bodrum. We booked the hotel last week.
- 5.AThis bag is really heavy.BGive it to me. ___ it.
- 6.I ___ late tonight, I promise.
- 7.I don't think it ___ snow in Istanbul this week.
- 8.Ayşe is stuck in traffic. She ___ be late for the meeting.
- 1.Elif will be at work tomorrow. (olumsuz)
- 2.The shop will open on Sunday. (olumsuz)
- 3.You'll be home before ten. (soru)
- 4.It will be cold tomorrow. (soru)
- 5.Tom will remember my name. (soru)
- 6.I think the bus will be late. (I don't think … ile)
- 7.I think Can will pass his driving test. (I don't think … ile)
- 8.Zeynep will probably come to the meeting. (olumsuz)
- 1.AIt's cold in here.B___ the window.
- 2.AI can't see anything. It's very dark.BWait, ___ the light.
- 3.AWhat would you like to drink?B___ a glass of tea, please.
- 4.AI haven't got any money for the bus.BNo problem. ___ you some.
- 5.ASomeone's at the door.B___ it.
- 6.AI'm hungry.BMe too. ___ some pasta.
- 7.AMum is waiting for news.BOK, ___ her now.
- 8.AThis box is too heavy for me.B___ it for you.
- 1.I will to call you tomorrow.
- 2.She wills be 20 next week.
- 3.Will you to come to the wedding?
- 4.He won't comes to work tomorrow.
- 5.The phone's ringing. I answer it.
- 6.We will meeting at seven o'clock.
- 7.Will Sarah be at the party? — Yes, she'll.
- 8.Do you think the match will is exciting?