a / an / the
a / an / the
Animasyonlu anlatım
Çizgi film öğretmen a / an / the bu dersin kendi örnek cümleleriyle sahne sahne anlatır: tahtada formül, renk kodlu cümle parçaları, yanlış → doğru karşılaştırmaları. Anlatım İngilizcedir (İngiliz aksanı). İlk açılışta senaryo hazırlanır (~1 dk), sonra anında açılır.
a / an ve the isimlerin önüne gelen küçük kelimelerdir. a / an "bir, herhangi bir" demektir. the ise konuşan ve dinleyenin hangisi olduğunu bildiği şeyler için kullanılır. Türkçede bunların tam karşılığı yoktur. Biz bunu bazen "bir" kelimesiyle, bazen de -(y)ı/-i ekiyle anlatırız: Bir kitap aldım (a book) / Kitabı okudum (the book).
A a / an = bir
Ayşe'nin çantasında bir şemsiye var. Masada bir muz ve bir elma var. → She's got an umbrella. There's a banana and an apple on the table.
a / an = "bir". Sadece tekil ve sayılabilir isimlerle kullanılır: bir araba, bir elma.
| Ne zaman? | Örnek | |
|---|---|---|
| a | kelime ünsüz sesiyle başlıyorsa | a car, a bag, a big flat |
| an | kelime ünlü sesiyle (a, e, i, o, u) başlıyorsa | an egg, an office, an orange |
Dikkat: Harfe değil, sese bakın!
- an hour → h okunmaz, kelime ünlü sesle başlar ("aur")
- a university → "yu" sesiyle başlar
Türkçede "bir" kelimesini çoğu zaman söylemeyiz (Araba aldım.). İngilizcede ise tekil isim tek başına duramaz: I bought a car.
- I work in an office in Levent.Levent'te bir ofiste çalışıyorum.office → ünlü sesle başlar → an
- Can is waiting for a taxi.Can bir taksi bekliyor.
- We've got an hour for lunch.Öğle yemeği için bir saatimiz var.h okunmuyor → an hour
- Zeynep is a student at a university in Ankara.Zeynep Ankara'da bir üniversitede öğrenci.university "yu" sesiyle başlar → a
- Would you like an apple?Bir elma ister misin?
- There's a new café near my house.Evimin yakınında yeni bir kafe var.new ünsüzle başlıyor → a (an değil)
B İlk kez a / an, sonra the
Elif bir kafede bir çay ve bir kek sipariş etti. Çay soğuktu ama kek çok güzeldi. → Elif ordered a tea and a cake. The tea was cold, but the cake was lovely.
Bir şeyi ilk kez söylediğimizde → a / an (yeni bilgi). Aynı şeyi tekrar söylediğimizde → the (artık hangisi olduğunu biliyoruz).
| İlk kez (yeni) | Tekrar (biliyoruz) |
|---|---|
| I've got a cat. | The cat is called Pamuk. |
| Mert bought a car. | The car is white. |
| We stayed in a hotel. | The hotel was near the sea. |
Türkçede de benzer bir şey yaparız: Bir kedim var. Kedinin adı Pamuk. the tekil, çoğul ve sayılamayan isimlerin hepsiyle kullanılabilir: the cat, the cats, the water.
- I had a sandwich and a coffee. The sandwich was very good.Bir sandviç ve bir kahve aldım. Sandviç çok güzeldi.
- Tom has got a son and a daughter. The daughter lives in London.Tom'un bir oğlu ve bir kızı var. Kızı Londra'da yaşıyor.
- We stayed in a hotel in Bodrum. The hotel had a big pool.Bodrum'da bir otelde kaldık. Otelin büyük bir havuzu vardı.
- There's a letter for you. – Oh! Who's the letter from?Sana bir mektup var. – Aa! Mektup kimden?
- Mert bought a car last week. The car is white.Mert geçen hafta bir araba aldı. Araba beyaz.
C the = ikimizin de bildiği şey
Ayşe ve eşi evde oturuyor. Oda soğuk. Ayşe diyor ki: → "Can you close the window, please?" Odada bir pencere var. İkisi de hangi pencere olduğunu biliyor → the.
the kullanırız, çünkü dinleyen hangisini kastettiğimizi bilir:
- evde: the kitchen, the door, the light
- şehirde: the station, the airport, the city centre
- dünyada tek olan şeyler: the sun, the moon, the sea, the world
Yan yana karşılaştırın:
| a / an (herhangi biri) | the (belli olan) |
|---|---|
| Is there a bank near here? | Where's the bank? I can't see it. |
| I need a taxi. | The taxi is here! |
→ a = hangisi olduğu önemli değil. the = belli, bildiğimiz şey.
- Can you turn off the light, please?Işığı kapatır mısın lütfen?
- Where's the remote control?Kumanda nerede?Evde bir tane var, ikimiz de biliyoruz.
- The sun is very hot in Antalya in August.Ağustosta Antalya'da güneş çok sıcak.Tek bir güneş var → the
- The traffic on the bridge is terrible today.Bugün köprüdeki trafik berbat.
- Let's meet at the station at six.Saat altıda istasyonda buluşalım.
- Is there a pharmacy near here?Buralarda bir eczane var mı?Herhangi bir eczane → a
D Meslekler: a / an — Genel konuşma: artikel yok
Elif hemşire. Kardeşi Can mühendis. → Elif is a nurse. Her brother Can is an engineer.
Türkçede Elif hemşire deriz. İngilizcede meslekten önce a / an şarttır: She's a nurse. (She's nurse ✗)
Genel konuşurken ("genel olarak bütün kediler, her türlü çay") çoğul ve sayılamayan isimlerden önce hiçbir şey kullanmayız:
| Genel (artikel yok) | Belli olan (the) |
|---|---|
| I like tea. | The tea in this café is great. |
| Dogs are friendly. | The dogs next door are noisy. |
| Children love ice cream. | The children are in the garden. |
Dikkat: Türkçede Kedileri severim deriz (-i eki var), ama İngilizcede I love cats. (the yok!)
- My father is a taxi driver.Babam taksi şoförü.
- Sarah is an English teacher.Sarah İngilizce öğretmeni.English ünlü sesle başlar → an
- I don't drink coffee in the evening.Akşamları kahve içmem.Genel → artikel yok
- The coffee in this office is terrible!Bu ofisteki kahve berbat!Belli bir kahve → the
- Mert loves football.Mert futbolu çok sever.
- Cats are very popular in Istanbul.İstanbul'da kediler çok sevilir.
Kısa yol: Türkçede "bir" diyebiliyorsan → a / an (bir kitap = a book). "O bildiğimiz" diye düşünebiliyorsan → the (kitabı = the book). a mı an mı? Kelimeyi yüksek sesle söyle: ilk ses ünlüyse an (an hour), değilse a (a university). Ve unutma: meslekten önce her zaman a / an!
Sık yapılan hatalar
- 1.I've got ___ umbrella in my bag.
- 2.Mert is ___ taxi driver.
- 3.Can I have ___ egg, please?
- 4.We waited for ___ hour at the airport.İpucu: h okunuyor mu?
- 5.Elif works for ___ big company.
- 6.Zeynep is ___ university student.İpucu: İlk sesi söyleyin: "yu…"
- 7.There's ___ old mosque near our hotel.
- 8.Tom is ___ English teacher in Izmir.
- 1.Look at ___ moon! It's beautiful tonight.
- 2.I bought a shirt and a jacket, but I don't like ___ jacket.
- 3.Is there ___ cash machine near here?
- 4.Can you close ___ door, please? It's cold.
- 5.My sister has got ___ new flat in Kadıköy.
- 6.Let's meet in front of ___ station at seven.
- 7.Sarah had ___ interesting idea at the meeting.
- 8.We had lunch in a restaurant in Bodrum and ___ fish was excellent.
- 1.I don't drink ___ coffee after six o'clock.
- 2.Ayşe is ___ doctor at a hospital in Bursa.
- 3.___ traffic in Istanbul is terrible in the morning.
- 4.Can is reading ___ book about football.
- 5.I've got a cat and a dog. ___ dog is called Karabaş.
- 6.My children love ___ ice cream.
- 7.Where are ___ keys? I put them on the table.
- 8.Elif's husband is ___ architect.
- 1.Ayşe / nurse
- 2.Mert / engineer
- 3.my father / taxi driver
- 4.Sarah / artist
- 5.Zeynep / university student
- 6.Tom / English teacher
- 7.my brother / actor
- 8.Elif and Can / doctorsİpucu: Kaç kişi var?
- 1.My sister is teacher at a primary school.
- 2.I usually have a egg for breakfast.
- 3.Can you turn off light, please?
- 4.She works at an university in Ankara.
- 5.We waited for a hour at the bus stop.
- 6.I love the tea, especially in the morning.
- 7.I bought a dress yesterday, but a dress is too small.
- 8.Is there the supermarket near here?